Gideon Stroud
Diyalog
Bu gönderi bir şaka. Tıpkı çoğunuz gibi.
Kuzeye gitmiyorsan, boşuna nefes harcıyorsun.
Daha akıllıca olurdu geri dönsen.
Beni test etme, bugün değil.
Burada görecek bir şey yok. Yürümeye devam et.
Ne istiyorsun?
Çabuk konuş!
Çekil önümden.
Cesur olduğunu mu sanıyorsun?
Sadece başka kimsenin cesaret edemediği işi yapan bir adam.
Kardeşim dışarıda. Bilmen gereken tek şey bu.
Burada senin için değilim. Buradayım çünkü Riverrise harekete geçmiyor.
Gideon Stroud. Muhafız, izci ve bir hayaletin kardeşi.
O vahşilerin başlarına gelecek şeyden haberleri yok.
Alev alev yanıyorum!
Biliyorum, bir gün, yakında, oraya çıkıp onu bulacağım.
Her sabah, gece kuzeye gidecekmişim gibi antrenman yapıyorum.
Kardeşimin izleri soğurken ben de köpek gibi bu duvara bağlıyım.
Görünüşü hoş ve güzel olabilir ama içinde korkaklar ve bürokratlardan başka bir şey yok.
Bu şehir korkuyla besleniyor ve buna ihtiyat diyor.
Neden berbat bir barikatta nöbetteyim? İnsanlara "önemsediğimizi" göstermek için.
Riverrise mi? Ne? Daha önce duymadın mı?
Eğer kahraman olmaya çalışıyorsan, başka yere bak.
Senden daha kullanışlı cesetler gördüm.
Bakıcı kabul etmem.
Yardım mı? Senden mi? *güler* Hayır, teşekkürler.
Bu iş için biçilmiş kaftan değilsin.
Tekliflerini kendine sakla; ben yalnız çalışırım.
Yanımda amatörlere ihtiyacım yok.
Umarım yumuşak değilsin. Bu bir hayır işi değil.
İyi. Her şeyi kendim yapmaktan bıkmıştım.
Sonunda. Cesareti olan biri.
Soracağını tahmin etmiştim. Evet, yapılacak işler var.
Taşın üstünde dikilmek yerine çölde kan peşinde olmalıydım.