Oldvillager Robe
Diyalog
Ah, sen misin...
Onu gördün mü?
O gitti...
Lütfen, bana yardım et...
Çok yalnızım...
Onu duyabiliyor musun?
O nerede?
Zavallı karım...
O kayıp...
Lütfen, kal...
Korkarım...
Çok kayboldum...
Bir haber var mı?
Umutsuz...
Yardıma ihtiyacım var...
Ben Tobias Crankshaw... sadece kalbi kırık bir yaşlı adam...
Bir zamanlar burada sevgili eşimle huzurlu bir hayat yaşadım.
Ama o beni öldürmeye çalıştı... nasıl yapabildi?!
Şimdi o gitti ve ben... ne yapacağımı bilmiyorum.
Her yerde aradım, ama o kayboldu.
Bunun benim hatam olduğunu düşünmeden edemiyorum... Onu ben mi uzaklaştırdım?
Ah, nasıl özlüyorum onu... gülümsemesini, kahkahasını... dırdırını...
Onun... diğer özelliklerini.
Lütfen, eğer onu görürseniz... önce bana gelin, kimseye söylemeyin.
Nasılım? Ah, bu çok berbat...
Onsuz her gün bir yıl gibi geliyor.
Zavallı kalbim bu yalnızlığa dayanamıyor.
Her sabah onun geri dönmesini umarak uyanıyorum.
Onun bağırışlarıyla uyanmadan nasıl devam edebilirim?
Doğru düzgün yiyip uyuyamıyorum bile, sürekli endişeleniyorum.
Sonuçta, onun yanmış yemekleri beni ayakta tutuyordu...
Bazen onu gölgelerde gördüğümü sanıyorum...
Ama bu sadece zihnimin bana acımasız oyunları.
Lütfen, eğer onu bulursanız, ona söyleyin... söyleyin ki onu affediyorum.
Burası... bizim küçük sığınağımızdı.
Eşim ve ben son yıllarımızı burada geçirmeyi seçtik.
Dünyadan uzak, huzur bulabileceğimizi düşündük.
Ama şimdi... bu sadece kaybımın acı bir hatırlatıcısı.
Günlerimi onu arayarak, anıları eşeleyerek geçiriyorum.
Ellerim kirli çünkü her yeri aradım... her toprak yığınını.
Ve biraz kanlı çünkü kelimenin tam anlamıyla üzüntüden kanıyorum!
Lütfen... araştırma yapma, acı veren anıları kurcalama.
Sadece onu bulmak ve geri getirmek istiyorum. Kendim. Tek başıma.
Ah, evet, lütfen, yardımınıza ihtiyacım var...
Onsuz çok kalbi kırık durumdayım...
Evi temiz tutmak için fazla kederliyim...
Her küçük görev bana onu hatırlatıyor...
Ah, evet... gerçekten bir sandviçe ihtiyacım var...
Onsuz çok bunalmış durumdayım...
O... gittiğinden beri düzgün bir yemek yemedim.
Kendim için yemek pişirmek için fazla kalbi kırığım...
Bana yiyecek bir şeyler yapabilir misin, lütfen?
Evi temizlersin mesela...
Bana tüm işleri bıraktı...
Hayır, bu çok tehlikeli...
Bunu senden isteyemem.
Yardımını hak etmiyorum...
Lütfen, sadece uzaklara bak...
Muhtemelen buradan kilometrelerce uzakta...
Lütfen, riske atma... uzak yerlerde onu ara.
Korkarım yardımını kaldıramam...
Zavallı kalbim senin dahil olmanı kaldıramaz...